Geri git   İyi forum - paylaşmak güzeldir ! Spor Beşiktaş





Yeni Konu aç  Cevapla
Görüntüleme: 388 - Cevaplar: 17  
LinkBack Seçenekler
Alt 07-16-2007, 01:44 AM   #9 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:
Cola Turka Futbolcu Günlüğü Ile Bobo


Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nün bu haftaki konuğu, Deivson Rogerio Da Silva; kısaca Bobo… Brezilyalı golcümüz, Antalyaspor karşısında 3 gol atmasına rağmen böyle bir maçı bir daha neden yaşamak istemediğinden, İstanbul sevgisine, Brezilya futbolundan, Takımımız ve kendisi ile ilgili hedeflerine kadar merak edilen herşeyi tüm içtenliği ile Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nde anlattı...

"Keşke ben gol atmasaydım da Antalya’dan 3 puanla dönebilseydik” diyerek röportaja başlayan Takımımız’ın yeni gol kralı Deivson Rogerio Da Silva; namı diğer “Bobo”, hafta sonunda alınan beraberlikten ötürü biraz moralsiz başladı konuşmaya. “Genç bir takım kuruldu. Bunun tecrübesizliğini maç içerisinde yaşıyoruz. Fakat Antalyaspor karşısında olanlar son derece ilginç. 3-1 öndeyken bir anda rakibin attığı 3 golle geriye düştük. Sahada olanları anlatmak gerçekten çok zor” şeklinde konuşan Brezilyalı yıldızımız, “Böyle bir maç umarım bir kez daha karşımıza çıkmaz. Bunun gibi bir maçın tekrar yaşanacağına inanmıyorum” dedi.

“Aslında çok iyi bir takımız. Bu ekibe takım içinden değil de dışarıdan baktığım zaman koşan, müccadele eden, çok kaliteli bir takım olduğunu görüyorum. Antalyaspor maçının puan kaybı yaşadığımız son maç olmasını temenni ederek, önümüzdeki diğer karşılaşmaları düşünmeliyiz artık” diyen Bobo, Nobre’yi gölgede bıraktığına dair oluşan izlenim için ise, “Bu medyanın görüşü. Takım içinde böyle bir çekişmemiz yok. Mükemmel bir forvet hattımız var. Gökhan Güleç, Nobre ve ben. Gökhan kendisini geçen yıl ispatladı. Herkes onun nasıl bir oyuncu olduğunu biliyor. Nobre’yi ise konuşmaya bile gerek yok. Nobre’nin bir sakatlığı var. Onu da atlattıktan sonra daha güçlü bir şekilde aramıza döneceğine inanıyorum. Ben ise sezon sonuna kadar forma giydiğim her maçta gol atacağım. Bunun için bütün gücümle çalışıyorum” diye konuştu.

Sezon öncesinde koyduğu hedeflere şu an için ulaştığını söyleyen sambacı, ilk olarak hedefinin takıma fizik olarak ve bir uç adamı olarak hizmet etmek olduğunu belirterek, “Fizik gücüm her geçen gün daha iyi seviyeye geliyor. İlerleyen zamanlarda da çok daha iyi bir konuma yükselecek. Gol atmakta asli vazifelerimden bir tanesi. Bütün çalışmalarım Takımımız’a fizik olarak ve skor olarak yardım edebilmek için” şeklinde konuştu.

Bobo, “Tek forvet oynarken mi yoksa çift forvet oynarken mi kendini daha rahat hissediyorsun” şeklindeki sorumuzu ise “İki pozisyonda benim için çok rahat. Tek forvette arkanızda Ricardinho ve Delgado gibi iki büyük güçle oynuyorsunuz. Yanınızda bir partner ile oynadığınızda ise pozisyon bulmanız daha kolay oluyor. Ben her iki durumdan da zevk alıyorum ve kendimi rahat hissediyorum” diye cevap verdi.

Ligde inişli çıkışlı bir grafik sergilediklerinden de bahseden genç golcümüz, “Bir iyi, bir kötü maç oynuyoruz ancak bunların hepsini düzeltebilecek güçteyiz” derken, Teknik Direktörümüz Jean Tigana hakkında çıkan eleştiriler için ise “Dünyanın her yerinde böyle eleştirilere rastlamanız mümkün. Beklenmeyen şekilde puan kayıpları yaşanınca bu eleştirilerin gelmesi de gayet doğal” yorumunu yaptı.

Tottenham ve Dinamo Bükreş maçında kaybedilen puanların UEFA Kupası’nda şansımızı biraz zora soktuğundan bahseden Bobo, “Gruptan çıkabileceğimize inanıyorum. Artık önümüzde iki maçımız kaldı. Club Brugge ve Bayer Leverkusen maçlarından 6 puanla ayrılırsak gruptan da çıkarız. İki maça da çok iyi konsantre olmalıyız” şeklinde konuştu.

İstanbul’da çok iyi vakit geçirdiğini ve İstanbul’un bir yabancı için çok rahat bir şehir olduğunu da söyleyen Bobo “İstanbul, Brezilya’nın Sao Paulo kentine çok benziyor. Zaman zaman ülkemi özlesem de, bunları kafama takmıyor ve İstanbul’da çok iyi bir şekilde zaman geçiriyorum. Burada sürekli yapacak birşeyler var. Her gün yeni yerler görebiliyorsunuz” dedi.

Özel yaşamında evcimen bir insan olduğundan söz eden Brezilyalı genç yıldızımız, “Benim hayatım kızım Julia ve eşim üzerine kurulu” dedikten sonra yaşamının en güzel anısını anlattı:

“Bence en büyük anım Julia’nın doğduğu gün. Eşim hamile iken onunla birlikte çocuğumuzun hayallerini kuruyorduk. Kızımın doğacağı gün geldi ve eşimle birlikte hastaneye gittik. Eşimi acil olarak doğuma aldılar ve ben beklemeye başladım. Hastanede dakikalar bir türlü geçmiyordu. Kızımı bana verinceye kadar geçen sürede sanki yıllar geçmişti. Her an biraz daha heyecanlanıyordum. Benim panikleyen halim çevremdekilere de yansıyordu. Şu anda en net hatırladığım an hemşirenin kucağında küçük bir bebekle bana doğru gelişiydi. Dediğim gibi hastanede zaman geçmiyordu ama hemşireyi gördüğüm dakikadan, Julia’yı kucağıma aldığım saniyeye kadarki süre, bence yüzyıllar kadar birşeydi. Julia’yı kucağıma aldığımda ise dünyanın en mutlu insanı bendim. Bu hatırayı hiç unutamıyorum ve benim için en değerli anı da bu.”

Son olarak Brezilya ve Türk futbolu’nu karşılaştıran ve takım içindeki arkadaşlık ortamı hakkında konuşan golcümüz şunları söyledi:

“Brezilya’da futbol yerden ve ayağa oynanıyor. Türkiye’de ise fizik kondisyon ve mücadele ön planda. Türk futboluna çok kısa sürede uyum sağladığıma inanıyorum. Burada futbol normalin üzerinde seviliyor. Corinthians’daki taraftarlarımız da aynı Beşiktaş taraftarı gibiydi. Beşiktaşlılar gerçekten çok ateşliler ve takımlarını çok seviyorlar. Taraftar açısından da benzer bir takımda oynuyorum. Sonuçlar ne olursa olsun iki takımın taraftarları da maçlara gidiyor. Maç sonuna kadar tezahürat edip takımlarına destek oluyorlar ve alınan sonuca göre tepki verebiliyorlar. Taraftar bir takım için çok büyük bir güç ve bu gerçekten mükemmel birşey. Takım içinde de müthiş bir arkadaşlık var. Belki bazı oyuncularla daha fazla konuşuyoruz ama bu takım içinde ayrılmalar olduğu anlamına gelmez. Genele bakıldığı zaman hepimiz genciz ve çok iyi anlaşıyoruz. Takımda Brezilyalıların bulunması da benim için çok büyük bir avantaj. Kendimi ilk geldiğim günden beri hiç yalnız hissetmedim. Gerek vatandaşlarım, gerek ise diğer arkadaşlarım bana çok yardımcı oldular.”
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 01:45 AM   #10 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:
Cola Turka Futbolcu Günlüğü Ile Gökhan Zan



Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nün bu haftaki konuğu, yeni sezonda attığı ve attırdığı gollerle forvet oyuncularına kafa tutan genç futbolcumuz Gökhan Zan. Son olarak Gençlerbirliği karşısında galibiyet golümüze imza koyan Gökhan, bu golü atacağını önceden nasıl hissettiğini, UEFA Kupası ile lige yönelik öngörülerini, ilginç transfer anısını ve gelecekten beklentilerini Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nde anlattı…


Bu sezona çok iyi başlayan Gökhan Zan’dan herkes sadece gol attırmamasını beklerken, o topun kalelerden birine girmesini önlemeye çalışmanın dışında, meşin yuvarlağın filelere hasretini rakip kalede sonlandırmanın peşine de düştü. Ve bu arzuyla kendi yarı alanını terk edip ileriye gittiği anlardan 3’ünde gol sevincini yaşayarak, topun santra çizgisine dikilmesine sebep oldu.

Attığı bu üç golün ikisini kafayla rakip filelere bırakan Gökhan Zan, Gençlerbirliği maçında kaydettiği golü sorduğumuzda gözleri parlayarak “İçime doğdu” tabirini kullanıyor. “Top dışarı çıktığı andan itibaren gol atacağımı hissettim” diyen başarılı futbolcumuz, “Pozisyon olduğunda gol olabileceğini hissetmiştim. İleri çıktığımda bana boş alan kalsın diye herkesi içeriye doğru yönlendirdim. Bütün takım arkadaşlarıma “İçeriye girin” diye bağırıyordum. Bir anda rakiple bire bir kalacağımı da, o topun gol olacağını da hissettim. Başlangıcından bitimine kadar çok güzel bir goldü” diye anlatıyor 3 puanlık kafa vuruşunu…

Attığı 3 gol, yaptığı 2 asistle hücum bölgesi oyuncularına parmak ısırtan Gökhan Zan, kendisi için de şöyle düşünüyor: “Benim öncelikli olarak bir maçta ilk hedefim rakibe gol attırmamak. Rakip forvetlere karşı takımımın defans hattını korumak. Ama bunların yanısıra gol atmak da ayrı bir zevk. Takıma ekstra katkı sağlamak bana inanılmaz keyif veriyor. Fakat bunlar sadece benim değil, bütün takımın başarısı. Takım arkadaşlarımın bana olan desteği, beraber yaptığımız mücadele.”

Gençlerbirliği galibiyetinin Takımımız ve Camiamız adına çok önemli olduğunu söyleyen Gökhan Zan, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada alınan 1-0’lık galibiyetin kendilerini sevindirdiğini belirtirken, Vestel Manisaspor’un çıkışından da bahsetti. “Türk futbolu herhalde özlenen günlerine kavuşuyor” diye konuşan milli yıldızımız, “Vestel Manisaspor’un çıkışı çok önemli ancak, ilerleyen günlerin ne göstereceği hiç belli olmaz. Anadolu takımlarının lige renk kattığını görüyoruz. Bu sezon, ligin atmosferini heyecanını değiştiriyorlar. Avrupa’da daha çok Türk takımının mücadele etmesini istiyoruz. Türk futbolunun gücünü herkes yakında görecek” dedi.

Yaşanan puan kayıplarını ise “şanssızlık” olarak değerlendiren Gökhan Zan, “İlk haftalarda defansta bir takım problemler oldu. Şu anda bunlardan eser yok. Kaybettiğimiz, berabere kaldığımız maçlarda şanssızlığın yanısıra kendi hatalarımız da önemli bir etkendi. Bu kayıpları ilk haftalarda yaşamamız aslında bir şans olarak değerlendirilebilir. Bir takım açıklarımızı, yanlışlarımızı, hatalarımızı erken gördük ve bunlardan ders almaya başladık.” şeklinde görüş belirtti.

Yeni kurulan takımlardaki problemli dönemlerin kendileri için geride kaldığını vurgulayan Gökhan, “Çok genç bir takım olduk. Geçen süre içinde de takım olma yolunda çok önemli mesafeler katettik. Sezon başında bir takım problemler yaşandı ama erken bitti. Uyum sorunu diye adlandırılan bölümü de geride bıraktık. Artık hedefe tam anlamı ile kilitlenmiş bir şekildeyiz” dedi.
Geçen sezon sık sık yaşadığı sakatlıklarını hatırlattığımız Zan, “Her futbolcunun başına gelebilecek iş kazaları geçen yıl bana sık sık uğramıştı. Çok şükür bu sene önemli bir sakatlık atlatmadım. Bunlar bütün futbolcuların yaşayabileceği şeyler. Kendine en iyi bakanı bile 1 yıl oynamayabilir. Bu da bu mesleğin risklerinden bir tanesi. Bunlarla yaşamak zorundayız” diyerek, düşüncelerini ifade etti.

Antrenmanlarda çok iyi çalıştıklarını söyleyen genç futbolcumuz, “Hocamız antrenman bilgisi çok geniş bir insan. Bizimle teker teker ilgileniyor. Eksiklerimizi gidermemiz için özel olarak programlar uyguluyor. Ben de maç trafiğimiz yoksa kendimi geliştirmek için özel antrenmanlar yapıyorum. Zaman ilerledikçe daha iyi bir Gökhan Zan izleyecekiniz” dedi.

Gaziantepspor’a kiralanan ve geçen yıl takıma geri dönen milli oyuncumuz, Gaziantep tecrübesinin kendisi için çok önemli olduğunu ve tam anlamı ile büyük takımlarda oynamaya hazır bir futbolcu olarak yetiştiğini söyledi. Gökhan Zan o günleri de şöyle anlatıyor:

“Gaziantep’te devamlı maç yaptım. Maç tecrübem arttı. Profesyonelliğimi geliştirdim. Sahada nerede durmam gerektiğini pozisyonlarda ne yapmam gerektiğini daha iyi kavradım. Anadolu ile büyük kulüpler arasındaki farkı gördüm. Oradayken ne medya desteğiniz var, ne de taraftar desteğiniz. Büyük takımlarda ise bunların hepsi en üst seviyede”

Basında çıkan “Arsenal, Gökhan Zan ile ilgileniyor” haberlerini sorduğumz Gökhan’ın yüzünü önce bir gülümseme alıyor sonra konuşmaya başlıyor: “Böyle birşeyin olması bana gurur verir. Sadece beni sevindirmez bütün Camiamız’ı mutlu eder. Ama ben önce Beşiktaş’a yakışır bir futbolcu olmak, bu formayı hak etmek ve ardından Milli takımda Beşiktaş’ı en iyi şekilde temsil ederek Avrupa’nın büyük kulüplerinden birisine gitmek istiyorum”

Gökhan, Milli Takımımız’ın durumundan da bahsediyor: “Üçte üç yaptık. İyi gidiyoruz. 8 gol attık hiç gol yemedik. Fatih Hoca’nın önümüze koyduğu hedefin ilkini başardık. Bu ilk periyottu ve kazasız atlattık. İkinci bölümün başlamasına 5 ay gibi bir zaman var. O dönemeç biraz daha keskin gözüküyor ama Norveç ve Yunanistan maçlarını da alarak bu gruptan çıkarız”

Ve konu Takımımız’ın hedefleri ile zorlu fikstüre geliyor. Gökhan Zan, “Bir ay içerisinde çok önemli 8-9 maçımız var” diyerek başladığı konuşmasını, gözlerinde beliren hedefe kilitlenmiş ifade ile şöyle sürdürüyor:

“İyi hazırlanmamız ve iyi dinlenmemiz gerekiyor. Fedakarlıktan sakınmamamız lazım. Saha içinde olduğu gibi saha dışında da profesyonel yaşamalıyız. Çünkü bir hedefe baş koyduysanız ve o hedefi başaracağınıza inanıyorsanız, konsantrasyon, moral ve motivasyonunuzun çok üst düzeyde olması lazım. Üst üste UEFA Kupası, lig ve Türkiye Kupası maçları yapacağız. İlk rakibimiz Tottenham. İngilizlerin güçlü takımlarından bir tanesi. Kadrolarına bakıldığı zaman çok önemli oyuncuların isimleri ile karşılaşıyorsunuz. Yedek kulübesi bile yıldızlarla dolu. Ancak biz de genç ve çok koşan bir takımız. Dikkatli olmamız lazım. Nasıl başlarsak öyle gider. İlk maçta alınacak 3 puan gruptan çıkmak için önemli avantajlar sağlayacak. Perşembe akşamı konsantrasyon, moral, motivasyonun üst seviyede olduğu, oyun disiplinine sadık olan bir 11’in sahada olması lazım. Avrupa’da hata yapmak gibi bir lüksümüz yok. Ben ilk andan itibaren hedefimiz şu bu diye konuşmayı sevmiyorum. Bence hedeflerimiz maç maç kazanmak olmalı. Önce Tottenham’ı sonra sonra Dinamo Bükreş’i ve diğerlerini mağlup etmeliyiz.”

Beşiktaş’ta Türkiye Kupası’nı Süper Kupa’yı kazandığını ancak Şampiyonluk sevincini yaşayamadığını büyük bir özlemle söyleyen Gökhan, “100. yılımızdan beri Şampiyonluk sevincini yaşayamadı bu Camia. Umarım bu sene şeytanın bacağını kırarız. En büyük hayalim Beşiktaş forması ile Şampiyonluk yaşamak. Sonra da Avrupa’da kupa kazanabilmek. Bir istikrar tutturmak lazım. Bu istikrarı yakalayabildiğimiz zaman Avrupa’da kupa kazanabiliriz. Ama bir kere kazanılan bir başarı değil önemli olan. Kazandığınız Şampiyonlukların üzerine koyabilmelisiniz” dedi.

Son olarak futbol yaşamına ilişkin bir anısını paylaşmasını istediğimiz Gökhan Zan, Beşiktaşımız’a transferinin ilginç öyküsünü anlatıyor:

“Çanakkale Dardanelspor’da oynadığım dönem, bir gün evde ailemle oturuyordum. Birden telefonum çaldı; bir baktım arayan Başkanımız Niyazi Önen. Merakla telefonu açtım ve Niyazi Başkanımız, beni Beşiktaş’a verdiğini söyledi. Ben neredeyse şok geçirdim. Çünkü evde oturuyorum ve bir telefon geliyor, Türkiye’nin en büyük takımının futbolcusu olmuşum. İnanamamıştım. “Benden haber bekle” dedi telefonda. Sonra Feyyaz Uçar ve ardından da Hüsnü Güreli aradı. Anlayacağınız şok üstüne şok yaşadım. Çanakkale Dardanelspor kampına gidecektim; onun hazırlıklarını yaparken, ertesi gün İstanbul’a gelerek Beşiktaş’ın futbolcusu oldum.”
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 01:46 AM   #11 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:
Cola Turka Futbolcu Günlüğü Ile Burak Yilmaz



Bu sezon Beşiktaş forması ile tanışan genç futbolcumuz Burak Yılmaz, Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nün ilk konuğu oldu. Burak, BJK İnönü Stadı’na ilk çıktığında yaşadığı heyecandan, UEFA Kupası’ndaki şansımıza kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu...

Sözlerine, Kayseri Erciyesspor maçında alınan şanssız beraberliği anlatarak başlayan Burak, son dakikada yenilen golün üzüntüsünü hala yaşadıklarını söyledi. “O golü yemeseydik herşey daha farklı olacaktı” diye konuşan genç futbolcumuz, “Yeni kurulan bir takımız. Uyum sorununu geride bıraktık ama ufak tefek sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bazı arkadaşlarımız gününde olmuyor, bazısı bekleneni o gün için veremiyor. Takımın dayanışması yardımlaşması çok iyi. Maçlara çok iyi başlıyoruz fakat istediğimiz gibi bitiremiyoruz. Takımda kulübeden sahaya kadar çok iyi bir dayanışma var. Ancak kaybettiğimiz maçların tek sebebi var; şanssızlık” dedi.

Vestel Manisaspor ve Trabzonspor maçlarındaki mağlubiyete inanmak istemediğini ifade eden Burak, “İki maçı da mutlaka kazanacağımızı düşünüyordum. Özellikle, Trabzonspor maçında 1-0 öne geçtikten sonra fark atacağız gibi bir his doğmuştu içime. Galatasaray maçında ise ilk yarıdaki oyunu 90 dakikaya yayabilseydik o maçında sonucu farklı olurdu” şeklinde konuştu.

Son günlerde basında çıkan “Beşiktaş öne geçtikten sonra geri çekiliyor ve bu da puan kaybına sebep oluyor” eleştirilerini de değerlendiren Burak, “Beşiktaş gibi oynadığımız zaman önümüzde kimse duramıyor. Bunun farkındayız. Biz gerçek kimliğimizi sahaya yansıttığımızda rakibimiz zaten moral olarak çöküyor ve bizden korkuyor. Herhalde gol, özellikle de erken gelen goller istemeden de olsa bizi rahatlığa sevkediyor. Ama bu rakibimizden çekiniyoruz diye algılanmasın. Biz o dakikalarda bile çok önemli gol pozisyonlarına girebiliyoruz” dedi.

Daha önce oynadığı takımlarda forvet ve forvet arkasında görev yaptığını söyleyen Burak Yılmaz, Tigana’nın kendisini sağ kanatta görevlendirmesini ise yadırgamamış. “Hocamın görev verdiği her yerde, elimden gelenin en iyisini yaparım” diyen Burak, “Daha önce, şu anda oynadığım bölgede görev yapmamıştım. Antalyaspor forması giyerken bir dönem hocam beni sol tarafta oynatmıştı. Şimdi oynadığım bölgeden de memnunum. Benim görevim hocamın verdiği talimatları yerine getirmek. Zaman zaman bekleneni veremediğim de oluyor. Bunun sebebi de tecrübesizlik” diye konuştu.

BJK İnönü Stadı’nda Gaziantepspor karşılaşması ile birlikte ilk resmi maçına çıkan genç futbolcumuz, o günü şöyle anlatıyor:

“İlk resmi maçımdı. Maça çıkarken çok heyecanlıydım. Ama sahaya çıktığım anda gördüğüm destek özgüvenimi yerine getirdi. Bu desteğin sayesinde o maçta çok iyi oynadığımı düşünüyorum.”

BJK İnönü Stadı’nın atmosferini tek kelime ile özetlemesini istediğimiz genç yıldızımızın verdiği yanıt ise tek kelimelik oluyor: “Muhteşem”

UEFA Kupası’nda zor bir gruba düştüğümüzü belirten Burak Yılmaz, “Rakiplerimiz çok güçlü takımlar. Ancak bizim UEFA Kupası’nda hedeflerimiz büyük. Şimdilik ilk olarak gruptan çıkmayı düşünüyoruz. Tottenham ve Club Brugge ile kendi sahamızda oynayacak olmamız büyük bir avantaj. Bayer Leverkusen’in deplasmanda olması sevindirici. Çünkü orada gurbetçilerimiz bizleri yalnız bırakmaz. UEFA’da ilk olarak gruptan çıkmayı düşünüyoruz. Oynayacağımız bütün maçları kazanabilecek güçteyiz” dedi.

Takım içindeki arkadaşlığı “Çok sıcak, çok iyi ve çok kafa dengi” diyerek özetleyen Burak, “Takımda herşey sevgi – saygı çerçevesi içinde işliyor. Kaptanlarımız bize yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyor. Hepimiz genciz ve bu da kafalarımızın uyuşmasındaki en büyük etken. Zaman zaman yabancılarla anlaşmakta sıkıntı yaşıyoruz ama onu da tercümanlar aracılığı ile hallediyoruz” şeklinde konuştu.

Futbolculuk yaşantısı ile ilgili bir anısını anlatmasını istediğimiz Burak, “O kadar çok şey var ki; ama en önemli olanlar uzun yıllar boyunca Beşiktaş’ta yaşayacaklarım olacaktır” dedikten sonra başından geçen şu olayı bizlerle paylaştı:

“Beşiktaş’a yeni tranfer olduğum günlerdi. Evden fazla çıkmıyor, sadece alış verişe gidiyordum. Bir ara mahallenin bakkalından alış veriş yaparken bakkal, “Sen yeni taşındın herhalde” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Sonra adam ne iş yaptığımı sorunca, futbolcu olduğumu ve birkaç gün önce Antalyaspor’dan Beşiktaş’a transfer olduğumu söyledim. Ancak adam bu söylediklerime fazla aldırış etmedi, hatta sanırım inanmadı ve beni hiç umursamadı. Aradan biraz zaman geçince ve Burak Yılmaz adı daha fazla duyulmaya başlayınca bizim bakkal bu defa beni “Burakcığım” diye karşılamaya başladı. Sonra da tabii imza ve forma istekleri başladı.”

Son olarak taraftarlarımıza çağrıda bulunan Burak Yılmaz şunları söyledi:

“Kazandıktan sonra onların mutluluğunu görmek bizleri daha çok mutlu ediyor, daha çok sevindiriyor. Kazanılan galibiyetlerin % 50’lik bölümü onlara ait. Bize inanmaya, bizi desteklemeye devam etsinler. Beraber kazanalım. Bu takım yakın zamanda inanılmaz başarılara imza atabilecek bir ekip”
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 08:45 AM   #12 (permalink)
 
rheydtwest - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Nerden: NEREYE GELDİK:):):)
Yaş: 19
Mesajlar: 4.733
Karizma Puanı: 23537
İtibar Gücü: 61
Karizma Derecesi: rheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadırheydtwest Artık Söylenecek söz kalmadı

eline sağlık melih güzel çalışma devamını da bekleriz...
rheydtwest Çevrimdışı   Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 12:34 PM   #13 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:

saol rheydtwest

Konu _Melih_ tarafından (07-17-2007 Saat 06:37 PM ) değiştirilmiştir..
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 07:36 PM   #14 (permalink)
R.a.p.i.m
Guest
 
R.a.p.i.m - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: [̲̅B̲̅][̲̅J̲̅][̲̅K̲̅]
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 22858
Karizma Derecesi:

saol melih repledim
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-16-2007, 08:16 PM   #15 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:

Alıntı: R.a.p.i.m´isimli üyeden Alıntı | Mesajı Göster
saol melih repledim

asıl sen saol rapim yafkaç kişi bakar kaç kişi yazar saolun rapim ve rheydtwest modlarim
  Alıntı İle Cevapla
Alt 07-17-2007, 01:11 PM   #16 (permalink)
_Melih_
Guest
 
_Melih_ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nerden: Belli Değil şimdilik...
Mesajlar: n/a
Karizma Puanı: 5941
Karizma Derecesi:

nedense 78 kişi falan okuyor 2 kişi cevap yazıyorr?
  Alıntı İle Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Style designer by kaptanblack
Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tüm Saatler GMT +3. Saat: 07:44 AM . Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC8 ©2008, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215