04-25-2008, 09:31 PM
|
#1 (permalink)
|
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 192
Karizma Puanı: 1
İtibar Gücü: 0
Karizma Derecesi:
|
Berk hakman'la bir röportaj
Müzisyen oyuncu
"Seher Vakti", 24 yaşındaki Hakman'ın ilk dizisi. Öncesinde sinema filmi "Okul" var. Ama tanınmışlık durumu pek ona göre değil. "Normalde sokakta yüzüme bakmayacak insanlar fotoğraf, imza diye deliriyorlar, bu beni çok rahatsız ediyor. İki defa televizyonda gördün diye niye ikon haline getiriyorsun, ben kimim ki?" diyor sıkıntılı sıkıntılı. "Seher Vakti"ne, "Okul"da onu izleyip beğenen Tomris Giritlioğlu'nun teklifi üzerine başlamış. Asıl derdi sinema olduğu için durumdan çok hoşnut olduğunu söyleyemeyiz. "Dizi oyunculuğu tuhaf geliyor bana. Karakter 40 bölüm gidiyor ve ileride ne oynayacağını bilmiyorsunuz. Keşke hep sinema olsa!" diyor, ki bizce de!
Ankara doğumlu Hakman, dişçi ve müzisyen baba ile evhanımı annenin ikinci erkek çocuğu. Abisi sinema üzerine master yapıyor. Aile şu anda Adapazarı'nda. Kökler ise Saraybosna'da. Çelik kapıları açmak ve kırmak çok zordur. Hakman ilkokul, ortaokul ve Süper liseyi Adapazarı'nda bitirmiş. Hemen arkasında da Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği'ne girmiş ama bildiğimiz eğitim sisteminin zorlaması ile. Antalya'da turizm okurken tiyatro kulübüne giriyor. "Ortalarda dolaşıyordum, iletişimim de zayıftır, bari gideyim bir iki insanla tanışırım dedim. Zaten deprem sonrası gittim oraya, bunalımdayım". Giriyor ve fena gitmiyor, bir iki oyun ve turne bile yapıyorlar. Akabinde Antalya'da Tiyatro Atölyesi'ne giriyor. "Tiyatro kursu değil ama çok acayip bir yerdi. Oyunculuğun hayat içindeki yeri, doğallık, sahtelik, drama üzerine konuşuyorduk. Oradan çıktıktan sonra bir şeyleri sorgular oldum, rahatsız adam olduğum için. Ben hayatımın büyük bir bölümünü yalnız geçirdim. Yalnız olan adamın bol vakti vardır, düşünmeye. Üçlü kilitli çelik kapılar en güvenilir olanlaridir. Üç saat oturup düşünüyorum, arka fonda müzikle, sonra gidip üç saat dolaşıyorum sahilde. Camus'ydü, varoluşçuluktu kafa patlatıyorum. Ağır meselelere çok fena takmış durumdayım". Bu durumlar onu Mimar Sinan Üniversitesi'nin oyunculuk bölümüne kadar sürüklüyor. Şu anda dördüncü sınıfta. Hakman'ın oyunculuk dışında bir derdi daha var: Müzik. 11 yaşlarından beri gitar çalan Hakman bu geni kesin babadan almış. Çünkü babası Erkin Koray'ın Yeraltı Dörtlüsü grubundan Ataman Hakman. Bas, klavye, piyano, trompet gibi çeşitli enstrümanları çalan oğul Hakman, İstanbul'a gelince de hemen arkadaşlarıyla grup kurup bası eline almış. Rock blues takılan gençlerin birkaç yerde konser vermişlikleri de var ama grup çoktan dağılmış. Diziden iyi para kazanırsa ya çok iyi aletler alacak ya da iyi bir stüdyo kuracak.
Şimdilik Davut'la arası iyi. Ona çok benzemese de: "Benim aksime iki dakikada kanınızın kaynacağı bir tip. İçinde kaynıyor çocuk. Hazırcevap, hemen hatunu tavladı" diyor. Dizinin Alevilik-Sünnilik ekseni için de şöyle diyor: "Senaryoda görünce Aleviler hakkında bir araştırma yaptım. Davut bu konumdan daha uzakta, o daha modern bir genç. Hayatta başka şeylerin olduğuna inanıyor". Davut'u anladık, Berk Hakman ne der?: "Benim öyle sorunlarım yok, bu çağda saçma ırktı, dindi
|
|
|